18 Mart 2014 Salı

!

".....Sen, yalnız iyi programlarımı dinlemek istedin. Alaturka çaldığım zaman düğmemi kapatmak istedin. Belki gerçek canavar ben değilim."


8 Mart 2014 Cumartesi

"çok konuşan"

Hayatım boyunca çevremde hep "çok konuşan" oldu. Büyükbabam, babam, amcam, yaşar, şimde de özkan ve daha niceleri("gereksiz çok konuşan"ları siktir et, onlardan bahsetmiyorum, onların amınakoyum). Garip bir şekilde diğer insanlar onlar konuşmaya başlayınca öff pöff çekmeye başlasalar da (çoğunda ilk önce en yakınları öff pöff demeye başlıyo) ben de ilginç bir şekilde ilgi uyandırıyorlar, dinliyorum.

Şu biten 25 yıldan sonra anladım ki kesin bir şekilde bende onlardan biriyim. Gerekli gereksiz, olur olmaz, saygılı saygısız konuşuyorum, muhabbet olsun yeter.

Ama susmak istiyorum bazen, çok uzun susmak istiyorum, hiç konuşmak istemiyorum. Ama pek beceremiyorum. Sanırım "çok konuşan" genlerim engel oluyor bana. Derdim nedir onu da bilmiyorum, neden konuşmak istediğimi ve neden susmak istediğimi bilmiyorum. Bir çokları binlerce açıklama getirir buna, getircekleri açıklamaların amınakoyum, her siki çok biliyorlar. Onların analarını avratlarını sülalelerini sikiyim. Sanane lan gavat ister konuşurum ister susarım.

Bazen de anlaşılmak istiyor insan. (Muhabbet buraya nerden geldi? Sanane amcık, sanane ya) Biri çıksın karşısına sadece gözlerine bakıp aklından, dahası gönlünden geçenleri anlasın. Ama böyle ömür geçmez tabi, bazen öyle bir muhabbet dönsün ki o insanla günler gecelere, geceler gündüzlere bağlansın istiyor. Böyle isteklere ağız büküp açıklamaya çalışan, karakter analizi yapacak olan senin de amınakoyum, sanane amın evladı her sike maydonozsun, bırak beni rahat ya. Her sike ötme, dur kenarda.

*Bu blogda yazdıklarımı da yazarken iyi de sonra okuyunca bi sike benzetemiyorum. Silsem mi diyorum, sonra ona da üşeniyorum. Neyse al o zaman:

Ben olayım yanağına
yüzüne gurban olduğum