23 Eylül 2014 Salı

yoksuzluk

mutsuzum, olur olmaz, sorun olsada olmasada, hayatımda iyi şeyler olsada olmasada mutsuzum. iyi diye tanımladığın şeyler anlık mutluluk nöbetleri versede geri kalanında mutsuzum. ne mutlu edebilir beni diye düşünüyorum, güzel bir kadın, para, ev, araba, şan şöhret? bir süre hepsi mutlu eder. sonunda yine mutsuzluk. mutlak mutluluk mümkün diil. sanırım asıl mesele mutlak mutluluğu aramamak ama ister istemez arıyosun, bu hayat sana bunu dayatıyo. sürekli mutluymuş gibi görünen hayatında her alanda mutlu olanlardan nefret ediyorum. gerçi hiç birşeye emek vermeyen, sabır göstermeyen, herşey sanki kendiliğinden olacakmış gibi yaşayan bi adamım, nasıl ve ne konuda başarı ve mutluluk bekliyorum ben kendimin amını ızdırabını sikiyim. mutsuzum ama o ayrı.

son zamanlarda yerel bi söyleniş bakımından tek harfi değiştirilerek söylenen bi kelime beni çok fazla etkiliyor. yoksulluk-->yoksuzluk. böyle güzel bir kelime olamaz. düşündükçe derinleşiyo. yokun bile yok olması, yokun yokluğunu çekmek. sen çok güzel kelimesin yoksuzluk. benim canımsın, çiğerimsin.




16 Eylül 2014 Salı

hassiktir

fakat kahretsin ki sen nasıl bi kadersin? adını anıyorum, 10 saniye geçmeden karşıma çıkasın tutuyo, rica ediyorum siktir git, bırak beni. sen çoktan bıraktın tamam da, kader bırakmıyo ama, salak saçma tesadüfler mi dersin yoksa rüyalarıma koyduğun ipotek mi? git artık iblis de bi melekti. peki bi sorum daha var, o gün ki halin neydi, gelip ağzıma girseydin, mal mısın sen gerçekten çok merak ediyorum. malsın, malın önde gidenisin, kafa yok sende kafa, olmayacakta, hassiktir git ya, bak bu siktirleri sadece sana değil, kendime de çekiyorum hassiktir ya.
iyice kafayı yedim, binbir tilki dolaşıyo aklımda, huzursuz olmaya o kadar alışmışım ki, kendimi husursuz edecek, kafaya takacak bişe buluyorum. ya neyse kendimin amına koyum. ben senin ağzına sıçıyım oldu mu, ben senin taa amına koyum ya, bırak beni rahat ya, rica ediyorum hassiktir bırak ya.