29 Temmuz 2014 Salı

çok



kafam çok güzel. çok özledim. seni değil, kendimi, mutlu olmalarımı. şimdi de mutluyum çoğu zaman, ama alışkanlıklar işte albayım. siz ne zaman tuğgeneral olcaksınız albayım. daha bunun tümü var, koru var, oru var. sana ne? tabi bana ne de albayım, merak ettim işte, bunda kızcak ne var. dişinizi sıksaydınız da general olduktan sonra emekli olsaydınız. ne? gerçi siz de haklısınız, ben ne oldum ki, siz yine albay olmuşsunuz. kızmayın bana, ben hiç olamıyorum albayım, hatta hiç bile olamıyorum. bazıları ne de güzel oluyor di mi lan albayım. lan dedim kusura bakma albayım, ağız alışkanlığı işte. bak hikmet bile olamıyorum albayım, lan falan diyorum size. ağzını bozma! hikmet olma derdinde değilim zaten, insan olabilsem keşke. neyse ne diyoduk, hah kelimeler, kelimeler bazı anl.. evet haklısınız, bunu konuşmuyoduk. kafam çok güzel, onu konuşuyoduk.

bu arada hayli zaman oldu harbiden.

23 Temmuz 2014 Çarşamba

sen?ben?

çok şarkı harcadım, ama çok. pişman mıyım, değilim. insan boşa gitmiş gibi hissediyor bazen, çünkü içlerinde çok esaslıları vardı. neyse yeniden şarkı biriktirmeye başladım, gün gelir tekrar gönülden söyleriz.

mesela bu: